Şnorkel Nedir

Okuduğunuz haber
ŞARBON HASTALIĞI (ANTHRAKS) NEDİR? ŞARBONUN BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ

Akhisar Belediyesi Sözleşmeli Personel alıyor

Anasayfa   /    NEDİR    /    Şarbon hastalığı (Anthraks) nedir? Şarbonun belirtileri ve tedavisi

Şarbon hastalığı (Anthraks) nedir? Şarbonun belirtileri ve tedavisi

Son günlerde farklı illerde görülen ve medyada sıkça yer almaya başlayan şarbon vakaları vatandaşlar arasında paniğe yol açtı. Özellikle bilinçsiz veya art niyetli bir takım sosyal medya kullanıcılarının şarbon hakkındaki karalamaları da Şarbon hastalığı hakkında bir fikri olmayan vatandaşlar arasında panik oluşturdu. Peki nedir bu şarbon? Sebebi ve belirtileri nelerdir? İnsanlara nasıl bulaşıyor? İnsandan insana bulaşır mı? İşte tüm soruların cevapları..

NEDİR      12 Eylül 2018 - 00:45     0

Şarbon hastalığı (Anthraks)  nedir? Şarbonun belirtileri ve tedavisi

Memurhaberi.Net - Şarbon nedir? Şarbon hastalığının geçmişi nereden gelmektedir? Şarbon hastalığının belirtileri nelerdir?

ŞARBONUN SEBEBİ NEDİR?

Anthraks olarak bilinir. Latince ismi Basillus Anthrasis olan bir bakterinin sebep olduğu ülkemizde Şarbon adıyla bilinen bir tür deri hastalığıdır. Esasında inek, keçi, koyun ve deve gibi otçul hayvanların hastalığı olan Şarbon hastalığı insanlara genellikle enfeksiyonlar yoluyla bulaşmaktadır.  Hayvanlardan insanlara temas yolu ile bulaşabilen bu hastalık kimi zaman da solunum ile bulaşabilmektedir.

Şarbonun 4 çeşidi bulunmaktadır.  Cilt şarbonu (kutaneöz), Akciğer Şarbonu (inhalasyon), Meningeal Şarbonu ve Gastrointestinal Şarbon olmak üzere 4 sınıfı bulunan Şarbon hastalığı insanlara genellikle kötü huylu hastalık olarak bulaşmaktadır.

Şarbon hastalığının kaynağı toprak ve toprakta yetişen yabani otlar veya bap/bahçelerde bulunan ilaçlanmayan otlardır. Şarbon barındıran otlar Otçul hayvanlarca  yenildiği zaman hayvanda hastalık oluşumu gözlemlenir. Ot yiyen hayvan hastalığı kapıp ölmesinin akabinde Şarbon basili(çomak şekilli mikroorganizmal bakteri)  bu hayvanın vücudu ile birlikte önce toprağa karışır. Daha sonra ise toprağa nüfuz edip sulara karışır.

Şarbon bulaşmış hasta hayvanların taşınması, hastalık bulaşmış canlı veya ölmüş otçul hayvanların insanlar tarafından kesilmesi, tüketilmesi, çevreye atılması veya çevrede yırtıcı kuşlar ve hayvanlar tarafından parçalanması, kuşlar, yağmur ve sel sularıyla uzaklara, diğer meralara ve topraklara nakledilmesi buralara bulaşmasına sebep olabilecek başlıca faktörler olmakla beraber kan emici sinekler de bu hastalığı yayabilirler.

İnsandan insana bulaşmamaktadır.

ŞARBON HASTALIĞI ÇEŞİTLERİ

İnsanlarda akciğer, deri ve sindirim sistemi şarbonu olmak üzere 4 çeşit şarbon hastalığı bulunabilir.

Deri Şarbonu, zedelenmiş, çizilmiş veya yara haline gelmiş sıyrıklardan vücuda girer. Şarbon olgularının %95’ini oluşturur.Genellikle çevre ile teması olan el, kol, yüz ve boyun bölgeleri ile nadiren de olsa kapalı olan ayak ve bacaklar gibi açık deri bölgelerinde görülür. Lenf yolları ile kana yayılma ve orada çoğalma eğilimindedirler. 2 türü bulunan Deri Şarbonu, Çoban Çıbanı ve  Ödem olarak kendini gösterir. Çoban çıbanı şeklinde olan Deri Şarbonu deriye girmelerinden itibaren 12-36 saat içinde(bazen 10 güne kadar uzar) bir kuluçka dönemi yaşayıp  çnce ufak çaplı bir lezyon göstererek kaşıntı ve yanmaya neden olur. Daha sonra hızla gelişerek 2 gün içinde yara veya sıyrığın bulunduğu alanda sıvı toplar. Daha sonra 3-4 gün içinde nekrotik ülser halini alır. Ülserin üstü siyah bir kabukla örtülü olup bulunduğu yerde bir çukur oluşturur. Çapı 6 cmyi bulan Çoban çıbanı şarbonunun bulunduğu yara kabuğu 2-3 hafta içinde alt deriden kopar. Yerinde 1-3 cm civarında bir iz bırakır. Şarbon ülserinin en önemli belirtisi ağrısız olması, ödem haline gelmesi ve su toplamasıdır. Ödem Şarbonu ise Çoban Çıbanı ile aynı yolu izlemesine karşın ülser belirtileri göstermeyebilir. Vücuda giriş yerinde hafif bir kabarıklık oluşturan Ödem Şarbonu enfeksiyon bağ dokusu, göğüs, boyun, göz kapakları ve deri  altı dokusunda görülür. Ödem yumuşaktır. Çoban çıbanına göre durumu biraz daha ağırdır. Ödem yaygın olursa düşük tansiyon ve aşırı sıvı kaybı ile sonuçlanabilir. Tedavi edilmeyen durumlarda ölüm oranı %50’dir. Tedavi edilmeyen Ödem Şarbonunda %10 oranında kan zehirlenmesi görülür. Tedavi edilmezse hastalık ilerler ve ölümle sonuçlanabilir.

Akciğer Şarbonu, tüm şarbon hastalıklarının %4-5’ini oluşturur. Başlangıç olarak 2-3 günlük ağır bir semptom olarak kendini gösterir. Daha sonra 40-41 dereceyi bulan yüksek ateşli fazı ile ikinci aşamaya geçer. Bunların belirtileri solunum sayısında ciddi artış,öksürük, kanlı balgam, siyanoz, akciğer ödemi ve göğüs ve boyunda ödem görülür. Burundan itibaren tüm solunum yolları şişmiş ve ödemli hale gelir. Düşük tansiyon görülen hastaların %50’si 2-3 gün içinde dolaşım ve solunum yetmezliğinden hayatını kaybeder.

Bağırsak (Gastrointestinal) Şarbonu, tüm şarbon hastalıklarının %1’ini oluşturur. Bu şarbon çeşidinin insan vücudundaki kuluçka süresi 2 ila 5 gündür. Bu şarbonun kaynağı ise şarbon bulaşan besinlerin tüketilmesidir. Genellikle çiğ olarak alınan besinlerden bulaşan bu şarbon lenfler ile vücuda yayılır ve orada çoğalır. Kanamalı lenf yumrusu yangısı, asit ve kan zehirlenmesine sebep olur.  Hastalarda karın ağrısı, ateş, kanlı ishal, üst sindirim kanalı kanamaları ve asit görülür. Kısa sürede gelişen bu şarbonda ise ölüm oranı %50 civarındadır. . Vücut direnci zayıf olan insanları 2-3 günde öldürebilir.

Bir diğer şarbon çeşidi ise Meningeal şarbonu olup akut ağır bir klinik şeklidir. Hastaların 1-5 gün içinde ölümü gerçekleşir. Canlı iken anlaşılması güç bir şarbon çeşidi olan Meningeal şarbonu ölümden sonra otopside anlaşılır.

 

Şarbon Hastalığı tedavi edilebilir mi? Nasıl bir tedavi süreci izlenmelidir.

Diğer hastalıklarda olduğu gibi şarbon hastalığında da erken teşhis ve erken tedavi hayati önem arz etmektedir. Şarbon hastalığının en çok kullanılan yöntem kristal penisilin ve antibiyotiklerdir. Penisiline alternatif olarak ise kinolonlar, doksisiklin, eritromisin kullanılmaktadır. Özellikle Akciğer Şarbonunda etkili bir sonuç ve hastalığın ilerlemesini durdurup hasar gören Akciğeri iyileştirme için yüksek dozlarda antibiyotikler uygulanmaktadır. Deri Şarbonunda ise şarbonun bulaştığı yara üzerine sürekli ve yenilenen pansuman tedavisi yapılmaktadır.  Deri şarbonunda ayrıca oral penisilin 4*500 miligram veya prokain penisilin 2*800 miligram dozunda 5 ila 7 gün boyunca uygulanır.

 

Şarbon Kontrolü ve Şarbonu Önleme

Anthracis yani Şarbon fiziksel ve kimyasal ajanlara karşı oldukça dirençlidir. Çevre faktörlerinde yıllarca barınabilen bu bakteriler hayvan orjinli ithal edilen ürünlerde de bulunabilir. Şarbon bulaşan alanda çalışacak kişilerin özel imal edilmiş giysiler giymesi ve şarbon bulaşan alandan çıkarken bunları çıkarması gerekmektedir. Endüstriyel alanlarda sentetik ürünlerin kullanımın artması ve hayvan orjinli ürünlerin kullanımı azaldığından ve insanlar için geliştirilen aşıların artması ile bu hastalık geçmişe nazaran oldukça azalma göstermiştir.

Hastalık kapmış hayvanların veya ölmüş hayvanların ürünlerinin (et-süt-deri) kullanımının önlenmesi amacıyla gerekli uyarıların yapılması ile hastalık azalacaktır. Otlama alanlarındaki ve mera ile yaylalarda otlayan hayvanların aşılarının tam ve zamanında yapılması bu hastalığı azaltacak bir diğer etken olacaktır. Şarbon şüphesi olan hayvan yakılmalı veya toprak yüzeyinden çok derine gömülmelidir.  Şarbon belirtileri görülen hayvanlar hastalığın ilerleyen safhasında öleceği zaman kireçlenerek toprağın çok derinine gömülmeli, temas ettiği her şey yakılmalı, çevresindeki diğer hayvanlar ve insanların aşıları yapılmalı hatta gerekirse hastalığın tekerrür etmediği kesin olarak anlaşılana kadar bölge karantina altına alınmalıdır. Ayrıca hayvana temas etmiş insan ve giysilerin çok ciddi bir şekilde yıkanması ve strelize edilmesi gerekmektedir.

 

 

Bu yazının tüm hakları Memurhaberi.net’e aittir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 36. maddesi uyarınca alıntılanamaz. Telif hakları saklı tutulmuş bu yazının alıntılanması halinde yasal takip yapılacaktır. ©

  •  

YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ