BDDK'dan dövizle ilgili flaş karar

Okuduğunuz haber
EVANJELİZM NEDİR? EVANJELİSTLER KİMLERDİR, AMAÇLARI, FİKİRLERİ

Milli Seferberlik Ne Demek? Hangi hallerde ilan edilir

Anasayfa   /    NEDİR    /    Evanjelizm nedir? Evanjelistler kimlerdir, amaçları, fikirleri

Evanjelizm nedir? Evanjelistler kimlerdir, amaçları, fikirleri

Evangelist Nedir? Evangelist Ne Demek? Evangelizm Nedir? Evangelizm genel hatları ile nedir, neye hizmet eder? Kimdir bu Evangelistler..

NEDİR      08 Eylül 2018 - 17:45     0

Evanjelizm nedir? Evanjelistler kimlerdir, amaçları, fikirleri

Memurhaberi.Net - Yunancada Evangelist kelimesi " İyi haberleri paylaşan kimse" anlamına gelmektedir. Evangelistlere göre İncil Tanrı'nın kitabı ve bu düşünceye inananlar kendilerini "Armagaddon" savaşına yani iyi kötü arasında yapılacak en son savaşa hazırlıyor. Evangelist, Gezici vaiz, İncili yazanlardan her biri, İncili öğretmeye yaymaya çalışan kimse. Evangelizm bir sapık Hıristiyan mezhebi dir. Dünya genelinde 500 milyonu üzerinde Evangelizm olduğu ve Ruhani liderleri Evangelist rahip Billy Graham dır.

EVANGELİSM: 

1600'lü yıllarda Martin Luther öncülüğünde Katolik kilisesinden ayrılan Hristiyanlar, Protestanlık adıyla yeni bir mezhep kurmuşlardır. Mezhep, katolik kilisesine baş kaldırarak  dinde reform (tanıdık geldi mi?) söylemleri ile yola çıktı.  Geçen zaman içerisinde protestanlık gizli bir doğum gerçekleştirerek EVANGELİSM'İ dünyaya getirdi. 

İNANÇLARI HAKKINDA: 

Kutsal (saydıkları) kitapları eski ve yeni ahit dedikleri bölümlerden oluşmaktadır. Bunlardan eski ahit, tevratın 5 ciltinden oluşmaktadır. Yeni ahit incilin bazı ciltleridir. Kısacası iki dinin kitaplarının birleşiminden karma ve yeni bir din doğmuş oldu. 

Katoliklerden bir çok konuda ayrılırlar. Temel ayırabileceğimiz özelliklerinden biri tebliğci olmalarıdır! Oysa katolikler ruhbandır! Yani dini kendilerine yaşamayı tercih ederler. ALLAH (cc),  kur'anın bazı ayetlerinde Müslümanları Hristiyanlar gibi "ruhban olmayın (!) diye uyarmaktadır.  Katoliklerde misyonerlik yoktur. Son yıllarda ortaya çıkan katolik misyonerler, fikir bazlı çatıştıkları protestanlara misilleme olarak çalışma yapmaktalar.

 

Tevratın bazı bab'larında; "Tanrı yehova İsrailoğullarını yarattı! Diğer milletleri de sizlere köle olsunlar diye yarattı!".. Onları (sizden olmayanları) yakaladığınız yerde, ellerini ve bacaklarını çapraz kesin. Dudaklarını, kulak ve burunlarını kesin!"..  (Protestanlığın içinde bir akım olarak çıkan evangelism, son yıllarda yapılan araştırmalar ile aslında "öylesine kendiliğinden ya da yanlışlıkla (!) çıkmadığını" göstermiştir.

 

Tarihçilerin son yıllarda yaptıkları çalışmalara göre Martin Luther aslında Avrupa'nın Sabetayist'lerindendir! Yani gizli bir yahudi olduğu ANLAŞILMIŞTIR!) Tevrata bu söylemlerle beraber "Tanrı Yehova'nın" onlara bir yeryüzü siyon krallığı da vaad ettiği geçmektedir. Bildiğiniz gibi bu, "Nil'den Fırat'a" hayallerinin dayanağı olan plandır. Bu plan, neredeyse iki bin yıllık bir rüyadan oluşmaktadır. Buna giden yolda her şey mubahtır!

 

Evangelist Hristiyanlar, Tanrı'nın İsrailoğullarını efendi olarak kendilerini ise bu efendilere özel hizmetkar olarak yarattıklarını iddia ederler. Bu bakımdan bakıldığında iddia ettikleri Tanrı (!), her iki din mensubuna farklı vaadlerde bulunmaktadır. (Zira bizde burdan baktığımızda öyle olmalıdır diyoruz!). Bu paylaşıma göreyeryüzünün efendileri siyonistlerdir. Yani Tanrı, siyonistlere yeryüzü krallığını vaad etmiştir/ vermiştir. 

 

Evangelist Hristiyanlar, siyonizme sadakatleri karşılığında Tanrı'nın kendilerine cenneti vaad ettiğin inanırlar (inanmak isterler!).  Bu doğrultuda çalışan bu ikili anlayışın kendilerine temel addettikleri en birinci vazife, büyük İsrail devletidir. Öyle ki "kader varsa, bazı girişimlerle bunu öne alabiliriz"düşüncesine sahiptirler  Evangelistler kıyamet öncesinde İsa Mesih'in yeryüzüne geleceğine inanırlar. Onlara göre deccal Müslmanlardan biri olacaktır. 

 

Kıyamet öncesinde çok büyük bir savaş olacaktır. Bu savaş tevratta geçen Armageddon savaşıdır. Bugünkü Filidtin topraklarında Megadon denen ovada meydana gelecektir. Ve iyiler ( siyonizm ve evangelism ikilisi) ile kötüler (Müslümanlar/haşa) arasında meydana gelecektir. (İlla ki!) İyilerin zaferi ile nihayet bulacak ve CENNETİN KRALLIĞI KURULACAKTIR. Yeryüzü bütün kötülerden temizlenmiş olacak, geri kalan kadın ve çocuklar ise siyonizme kölelik vazifelerini yapacaklardır. 

 

1974 yıllarında yapılan bir araştırmaya göre evangelismin dünya örgütü nüfusu 4000.000 olarak belirlenmiştir. 2000'li yıllarda yapılan bir araştırma, olayın vahametini ortaya koymaktadır. 2000'li yıllara göre nüfusları 500.000.000 olarak belirlenmiştir. Konu hakkında bir İngiliz profesör 2004-2005 yıllarında tüm dünyaya bunların (evangelistlerin) durdurulması gerektiğini haykırmıştır. Zira örgüt, inançlarına göre Armageddon savaşını erkene alabilmek için dünyayı büyük bir ateşe çekmekte! 

 

Nitekim ABD başkanı Bush, göreve geldiği ikinci sefer, kendisinin Tanrı tarafından görevlendirildiğini söylemişti! "Madem bu armageddon olacak, o zaman erkene alalım. Ne de olsa Tanrı bizden yana! Bizim bu süreci başlatmamız gerek. Ki, biz vazifemizi, Tanrı da vazifesini yapsın!" Düşüncesine sahip olan evangelistler, kendilerinin seçilmiş özel kişiler olduklarını, bu durumda sonuca giden başlangıca temel attıklarında Tanrı tarafından özel makamlara sahip olacaklarına inanırlar. 

EVANJELİZM NE ANLAMA GELMEKTEDİR

Evanjelizm Kutsal Kitap'a dönmek veya yönelmek anlamına gelmektedir. Genel anlamıyla İncil'ler hakkında vaaz vermektir. İsa üzerinde yoğunlaşan bu vaazların amacı Hristiyan olmayanları bu dine davet etmektir. Matta Markos Luka ve Yuhanna tarafından yazılmış dört kanonik İncil'in her birine "Evanjel" denir. Yunanca "iyi haber" ya da "genel olarak kabul edilen gerçek" anlamına gelen evangelion dan gelmektedir. Bu kelimeden türetilerek İncil yazarlarına "Dört Evanjelist" denmiştir.

Evanjelizm "Kutsal kitaba yönelmek" demektir. Kutsal kitaptan maksat sadece İncil değil, aynı zamanda Eski Ahit denilen Tevrat ve onunla birlikte Zebur, öteki adıyla Mezmurlar’dır. Ama asıl ilham kaynağı elbette İncil’dir, yani İncil’i oluşturan kitaplardır. Matta, Markos, Luka ve Yuhanna tarafından yazılmış dört kanonik, yani Hristiyan otoritelerince kabul edilip doğrulanmış İncil’lerinher birine "Evanjel" denir.

Evanjelizm adını ilk kullanan kişi, Reform hareketinin lideri Martin Luther'dir.

Evanjelizm, genel anlamıyla İncil'ler hakkında vaaz vermektir. İsa üzerinde yoğunlaşan bu vaazların amacı Hristiyan olmayanları bu dine davet etmektir.

Evanjelizm, Amerika'daki Hristiyan toplumunun en tutucu ve radikal dinci kanadıdır. Aslında kapitalizmin gizli dini Evanjelizm’dir, diğer ezoterik ve masonik yapılar bu şeytani dinin mezhepleri konumundadır.

Evanjelist ve Evanjelik, Evanjelist ve Evanjelik kelimeleri farklı anlamlara gelmektedir. Evanjelist kelimesi en basit anlamıyla "Hristiyanlık bildirisini vaaz eden yayan kişi" anlamına gelir. Evanjelik kelimesi ise daha çok Protestan Kilisesi'nin muhafazakar kesimini nitelemek için kullanılır.

Evanjelikler ABD'yi kuran ve tutuculuğuyla bilinen Protestan mezhebi Puritenler'in devamıdır. Evanjelizm merkezli bu akımın mensuplarına ve zamanla liberal Protestanlar haricindeki tüm Protestanlara Evanjelik denmeye başlanmıştır (20. yy'ın sonları 21. yy'ın başı). Ayrıca Martin Luther reformları esnasında kurduğu kilise hareketi için bu ismi kullanmıştır. Bu nedenle Kıta Avrupası'nda Evanjelik kelimesi Protestan veya Lutherci olarak algılanır.

 

Evanjelizmin temelleri Evanjelizmin temelleri İngiliz George Whitefield (1715-1770); Methodizm'in kurucusu John Wesley (1703-1791) ve Amerikalı filozof ve teolog Jonathan Edwards (1703-1785) tarafından atılmıştır. Bu üç kişi Amerika'nın en büyük Protestan mezhebi olan Baptistlerin ve Metodistlerin oluşumunun temel taşlarıdırlar. ABD'de 1820'lerde genelde Hristiyanlık inancı için kullanılan Evanjelizm 19. yüzyıldan itibaren iki ayrı koldan ilerlemeye başlamıştır.

 

Charles G. Finney ile Amerikan halkının dönüşümünün sağlanması ile devrimcilik anlamı kazanmış diğer taraftan Playmouth Kardeşliği hareketinin kurucusu John Nelson Darby'nin öncülüğünde radikal bir dini yorumu temsil etmeye başlamıştır. Bugünkü Evanjelizm Amerika'daki Hristiyan toplumunun tutucu kanadını temsil etmektedir. Darby'nin Muafiyetçilik akımı İncil ve Dünya tarihini yedi çağa ve veya Tanrı'nın insanlık hakkındaki takdirini gösteren yedi bölüme ayırmaktadır.

C. I. Scofield tarafından yazılan Scofield Referans İncil'i ile 1880 ve 1890'lı yıllarda Darby'nin Tanrı Tanrı'nın Krallığı'nı temsil eden insanlara imtiyaz vermiştir ve İsrail İncil'in Kıyamet zamanında önemli rol oynayacaktır öğretisi geniş kitlelerce benimsenmiştir. Lutherci Protestanlık ile başlayan; Püritenizmle olgunlaşan; Jimmy Carter Ronald Reagan ve Baba Bush'un başkanlıkları döneminde adım adım gelişen Evanjelizm 11 Eylül'den sonra Oğul Bush ile Küresel Emperyalizmi yönlendiren esas güç haline gelmiştir. Evanjelist Teoloji  Evanjelistler Eski Ahit'te bahsedilen Yahudiler'in Tanrı'nın seçilmiş halkı olduğu dogmasını onaylamaktadırlar.

Buna göre Kutsal Topraklar'ın Yahudilere ait olduğuna Mesih Isa'nın Kudüs'te tezahür bulacağına buna bağlı olarak daha ileri bir tarihte bütün Yahudilerin Hristiyanlığa geçeceğine inanmaktadırlar. Evanjelistler ayrıca Katolik ve Ortodoks dogmalarını da reddetmektedirler.

 

EVANJELİZMİN GELİŞME SÜRECİ

ABD Başkanı Ronald Reagan 1983'te bir söyleşide şunları söylemiştir, "Aşikâr ki, Eski Ahit'teki eski peygamberlerimize ve Armageddon'la ilgili önceden haber verilmiş alametlere geri dönüp baktığımızda, 'Acaba olacakları görecek nesil biz miyiz?' diye merak ediyorum. İnanın bana, bu kehanetler açık bir şekilde yaşamakta olduğumuz bu günleri gösteriyor.” (Ensar Çetin, "Hristiyan Fundamentalizmi Ortadoğu'da Tanrıyı Kıyamete Zorlama Stratejisi", Çankırı Karatekin Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 5 (1), s.6.)

Hristiyan siyonizmi olan Evanjelizmin kökenleri 17. yüzyıl İngiltere'sindeki isyankâr püriten (tutucu) küçük burjuvaziye kadar uzanır. Bunlar, Katolik kilisesini tanımadıkları gibi, İngiltere'deki yarı Katolik Anglikan kilisesinin hâkimiyetini de kabul etmiyorlardı.

Dünya üzerindeki hiçbir kralı tanımayan bu Protestanlara göre, gerçek kral olan Mesih İsa kıyametten önce geri gelecek ve Tanrı'nın dünya üzerindeki krallığının başına geçecektir. Bunun için kendisine inanmayanlarla savaşacak ve hepsini yok edecektir.

Armageddon, yani Megiddo veya Mecidiye Savaşı aslında dünyadaki ilk savaşın adıdır ve son savaşın adının da böyle konulması istenmektedir. Anlaşılan nostaljide sadece romantizm değil, vahşete özlem de söz konusu.

Püritenliğin en önemli özelliği; Martin Luther ve Calvin'in başlattığı "Eski Ahit'e yönelme" hareketini daha da radikal bir çizgiye götürmek ve Eski Ahit'i yani Tevrat'ı neredeyse inançlarının tek kaynağı haline getirmektir. 

İngiltere'de baskı gören Püritenlerin önemli bir kısmı "Yeni Dünya Amerika"ya göç etmişlerdi. Kendilerini, İsa Mesih'in geri döneceği ortamı hazırlamak üzere Tanrı tarafından seçilmiş bir grup olarak görmeye başlamışlardı. Onlar için Amerika da vaat edilmiş topraklardı. Fakat ilk başlarda Amerikan siyasetine, Protestan Amerikalıların yayılmacılık doktrini olan ve 19. yüzyılın başlarında Batı’da Kaliforniya'ya, güneyde Teksas'a doğru yayılmanın ideolojik, mistik ve ahlaki altyapısını oluşturmuş olan "Manifest Destiny" (Tanrı'nın öngördüğü) doktrinine katkı yapmak dışında fazla etkileri olduğu söylenemezdi. Çünkü Washington eliti çoğunlukla seküler aydınlardan oluşmaktaydı. ABD, İkinci Dünya Savaşı'na kadar içe kapalı politikaları benimsediğinden Püritenlerin, yani Evanjelizmin atalarının dünya siyasetinde pek fazla etkileri olmadı. Politikayla ve Washington yönetimiyle araları genellikle soğuktu.

İkinci Dünya Savaşı sonrası Nixon ile yavaş yavaş politikaya ısınmaya başlayan Evanjelist taban, asıl uyanışını ise Ronald Reagan döneminde gerçekleştirdi. Bill Clinton döneminde bir miktar geri planda kalsalar da, kendisini "Tanrı'nın kelamını dünyaya getiren adam", Beyaz Anglo-Sakson Protestan (WASP) Amerikalıları da "Tanrı'nın seçtiği halk" olarak tanımlayan ve İncil’in kehanetlerine inanan oğul George W. Bush döneminde Neoconlarla (yeni muhafazakârla) sahneye çıktılar.

Bugün Evanjelistlerin, ABD'nin ulusal ve uluslararası politikalarını etkileyecek güçte olduğu tartışılmaması gereken bir gerçektir. Neoconların yaşama geçirmeye çalıştıkları BOP'un (Büyük Ortadoğu Projesi), Evanjelistlerin "Yahudilere vaat edilmiş topraklar" ve "Armageddon Savaşı" inançlarıyla birebir ilişkili olduğu anlaşılmaktadır.

Evanjelistler dünya çapında güçlü televizyonlardan, gazete yayınlarından, internet sitelerinden, video oyunlarından, sinema sektöründen ve bilim-kurgu romanlarından yararlanarak misyonerlik yapmaktadırlar. Bunun neticesinde Amerika'daki Evanjelist Protestanların sayısında ciddi bir artış gözlenmektedir. Evanjelistler 1987'de Protestan nüfusun yüzde 41'lik bir dilimini oluştururken, 2004'e gelindiğinde bu oran yüzde 54'e ulaşmıştır. Nüfusu 300 milyonu bulan Amerika'da Evanjelistlerin sayısı 100 milyonu aşmıştır. 1950 yılında tüm dünyadaki sayıları 4 milyon kadarken, 2004 yılı rakamlarına göre 500 milyonu aştıkları görülüyor.

Evanjelik inanca göre; Tanrı'nın Evanjelik Protestan Hristiyanlar için olan uhrevi (öbür dünyayla ilgili) ve Yahudiler için de dünyevi olmak üzere iki planı vardır. Öteki dinlere mensup insanlar ise Tanrı için önemsizdir.

Tanrı'nın Yahudilerle ilgili planı gereği Yahudiler, vaat edilmiş topraklara dönüp Büyük İsrail'i kuracak ve dünyaya egemen olacaklardır. Evanjelikler ise bu plana destek olacaklar ve kendileri için kurtuluş ahirette gerçekleşecektir. Eski Ahit ve Yeni Ahit'ten (İncil) oluşan Kitabı Mukaddes'e göre, İsa Mesih'in yeryüzüne yeniden inebilmesi için Yahudilerin, "Ken'an Diyarı"olarak da adlandırılan ve kendilerine Tanrı tarafından vaat edildiğini iddia ettikleri topraklarda toplanmış olması gerekmektedir. Evanjelist Hristiyanların Yahudilere ve İsrail'e duydukları sempatinin ve Evanjelizm-Siyonizm ittifakının kaynağı işte bu inanıştır.

Evanjelik inanca göre, Mesih geldiğinde Yahudiler ve Evanjelikler bir yanda olacak, bunların haricindeki diğer insanlar ise diğer yanda olacak ve iki taraf arasında büyük bir savaş, yani "Armageddon Savaşı" yaşanacaktır. İsa önderliğindeki Yahudiler ve Evanjelikler savaşı kazanarak dünya egemenliğine ulaşacaklardır.

Evanjelistlerin oluşacağına inandıkları yedi aşama şöyledir:

1- Yahudilerin Filistin'e geri dönmeleri. Hitler'in zulmünden kaçarak Filistin'e dönen Yahudilerin, 1948 yılında İsrail Devleti'ni kurmaları ve ardından 1967 yılında Kudüs'ün tamamını ele geçirmeleri, Evanjelik Protestanlar tarafından Mesih'in gelişinin yaklaştığına dair güçlü ipuçları olarak değerlendirilmektedir.

2- Büyük İsrail'in kurulması. "Büyük Ortadoğu" veya "Genişletilmiş Ortadoğu"olarak adlandırılan proje çerçevesinde Irak ve Afganistan'ın işgal edilmesi, İran ve Suriye'yi de işgal etme planları ve Irak'ın kuzeyi ile Güneydoğu Anadolu bölgemizi içine alan bir Kürt Devleti kurma hazırlıklarını da bu çerçevede değerlendirebiliriz.

3- Yahudiler de dahil olmak üzere tüm dünya uluslarına İncil'in "müjde" olarak vaaz edilmesi. Misyonerlik faaliyetleri bununla bağlantılıdır. Rice Üniversitesi sosyoloji profesörü William Martin'e göre, "Yabancı memleketlerde faaliyette bulunan Protestan misyonerlerin yaklaşık yüzde 90'ını Fundamentalistler (köktendinci, radikal dindarlar) ve Evanjelikler oluşturmaktadır." Türkiye’de tutuklu bulunan ABD vatandaşı papaz Andrew Craig Brunson meselesini ve ona sahip çıkma adına sesini yükselten Başkan Donald Trump’ın duyarlılığını da bu bağlamda düşünmek gerekmektedir.

4- Yedi yıl sürecek olan felaket dönemi. Türbülasyon (bir çeşit kıyamet senaryosunun yaşanması) veya kaos olarak da adlandırılan bu dönemde Yecüc ve Mecüc orduları tarafından İsrail işgal edilecek ve ABD ile İngiltere İsrail'in yardımına geleceklerdir. Acaba bu inanıştan yola çıkarak ABD ve İngiltere, İsrail'in yardımına kolayca koşabilmek için Kıbrıs'ı, Suudi Arabistan'ın kuzeyindeki Dahran'ı ve Kuzey Irak ile Kuzey Suriye’yi üs olarak kullanıyor olabilir mi?

5- İsa'nın ikinci kez dünyaya gelişi.

6- Armageddon Savaşı.

7- Kıyametin kopmasıyla, İncil'e ve İsa Mesih'e iman edenlerin cennete yükseltilmeleri.

Evanjelistlere göre, insanlığın kaderi ilahi bir senaryo ile önceden belirlenmiştir ve herkes gibi Yahudiler de bu kozmik tiyatroda kendilerine biçilmiş rolü (Büyük İsrail'i kurmak) oynamaktadırlar.

EVANJELİZM İLE SİYONİZM'İN KUTSAL İTTİFAKI

ABD'nin eski başkanı Jimmy Carter şöyle diyor:

"1948'de İsrail'in kurulması, Yahudilerin yüzyıllar önce sürgün edildikleri yerden sonunda İncil'de sözü geçen yere tekrar döndüğü anlamına gelmektedir. İsrail Devleti'nin kurulması, İncil’in kehanetinin gerçekleşmesidir."

Yahudilerin, Tanrı'nın seçilmiş halkı olduğuna ve Yahudilere vaat edilmiş topraklara iman, eski Hristiyan öğretisinde var olmayan bir düşüncedir. Hatta Hz. İsa'yı Yahudilerin öldürmüş olması, Kiliseyi geleneksel olarak Yahudi düşmanı haline getirmiştir. Eski Hristiyan öğretisinde "Kudüs" ve "Siyon" gibi kavramlar, öteki dünyaya ait ilahi ve sembolik kavramlardır.Ancak Protestanlar bu kavramları dünyevi kavramlar olarak yorumlayıp Yahudileri önemli bir konuma yerleştirdiler. Bu durum reform hareketlerinden sonra başlamıştır. Reformdan önce Filistin, İsa'nın "kutsal vatanı"dır sadece. O güne kadar geçerli olan öğreti, ne Yahudilerin Filistin'e tekrar geri dönme olasılığına ne herhangi bir seçilmiş millet kavramına ne de bir Yahudi milletinin varlığına yer veriyordu. Kimse Yahudileri, Tanrı'nın Filistin'e tekrar dönmeyi kendilerine mukadder kıldığı "seçilmiş millet" olarak görmüyordu. Reformla birlikte pek çok Hristiyan, Yahudilik ve Yahudilere karşı olan düşmanlıktan (antisemitizm), diğer bir kavram olan Yahudi sempatisine (philosemitizm) adındaki ayrımcılığa yöneldi. Bu anlayışa göre; Yahudiler, Yahudi oldukları için ve Yahudilik dinini uyguladıkları için değil de, Hristiyanların kurtuluşunda ve İsa'nın yeniden dünyaya gelmesinde bir rolleri olduğu için "aziz" dost idi.

Bazı tarihçiler bu durumu Rönesans ve Reform hareketlerinin İbrani literatürüne olan ilgisine ve özellikle Reformun Eski Ahit üzerindeki vurgusuna bağlamaktadırlar. Reformun bu özelliği Yahudilere karşı ilgiyi yaratmış ve Yahudileşme diyebileceğimiz eğilimler gösteren Protestan mezhepleri doğmuştur.

 

Yahudilerin, İsa'yı Mesih olarak kabul etmediklerini, ancak en sonunda ya İsa'ya inanmak zorunda kalacaklarını ya da Armageddon Savaşı'nda öldürüleceklerini belirten Perlmutter ise The Real Anti-Semitism in America (Amerika'da Gerçek Antisemitizm) adlı eserinde, "Ancak bunlar ikincil meselelerdir. Şu sırada İsrail'i desteklemek gerektiğine inanan dostlara ihtiyacımız var. Şayet Mesih gelirse, önümüzdeki seçenekleri o gün değerlendiririz" der ve Yahudileri kastederek, "Şu an için, köprüyü geçene kadar fazlaca detaya takılmayalım" diye ekler.

İşte inançları bu görüşler etrafında şekillenen Evanjelistler, Başkan Bush ve Neocon ekibiyle ABD'nin başına geçmiştir.

Bizim de aklımıza, "Acaba Huntington'un 'Medeniyetler Çatışması' tezi salt bu amaca hizmet etmek için ortaya atılmış, 11 Eylül provokasyonu bunun için icra edilmiş, Afganistan ve Irak bunun için işgal edilmiş olabilir mi ve bu doğrultuda NATO'ya yüklenmek istenen yeni misyon da bu amaçlı olabilir mi?" diye bir soru da takılmıyor değil. Ya da “Evanjelizm, emperyalizmin dünyanın en zengin enerji havzalarını ele geçirme ve dünyayı tek hâkim güç olarak yönetme planları için uydurulmuş dinî bir kılıf mı?” demekten kendimizi alamıyoruz.

1949'dan 1995'e kadar geçen 46 yıl boyunca Amerikan vergi mükellefleri İsrail'e dış yardım olarak 62,5 milyar dolar ödemiştir. Bu rakam, yapılan resmi dış yardım rakamıdır. Bunun dışında, yine İsrail'e yönelik büyük meblağlı Amerikan vergi mükelleflerinin ilave yardımı bulunmaktadır.

YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ