Jandarma Genel Komutanlığı sözleşmeli personel alıyor

Okuduğunuz haber
MEZOPOTAMYA NERESİDİR? MEZOPOTAMYA NEREDEDİR?

11 Eylül Saldırılarının Perde arkası

Anasayfa   /    KÜLTÜR SANAT    /    Mezopotamya Neresidir? Mezopotamya Nerededir?

Mezopotamya Neresidir? Mezopotamya Nerededir?

Adından sıkça söz edilen Mezopotamya Bölgesi neresidir? Neden bu kadar önemlidir?

KÜLTÜR SANAT      20 Temmuz 2018 - 21:47     0

Mezopotamya Neresidir? Mezopotamya Nerededir?

EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ'NDEN 15 TEMMUZ ŞEHİTLERİNE izle

28 şubat gazete manşetleri Foto Galerisi

Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Mezopotamya bölgesi Fırat ve Dicle nehirleri arasında yer alan bölgedir.

Tarih boyunca çok sayıda medeniyetin çıkış noktası olan Mezopotamya bölgesi Kuzey’de Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Kuzey batıda Suriye, doğuda Irak ve güneyde Basra körfezine kadar uzanır. Bölge tarihi kaynaklarda ‘Medeniyetin beşiği’ olarak adlandırılmaktadır. Sümerler, Babilliler, Asurlular, Akadlar, Aramiler, Persler, Romalılar ve Osmanlılar gibi büyük medeniyetler bölgede yüzyıllar boyunca hüküm sürmüştür. Bunların dışında birçok kavim ve toplulukta Mezopotamya bölgesinde hayat sürmüştür. İlk okur yazar toplulukların yaşadığı coğrafya bakımından birçok farklı kültür ve medeniyetin doğuş yeri olma özelliğine sahiptir Mezopotamya bölgesi.

Bölgeye uygun iklim şartlarına sahip olması ve verimli toprakları nedeniyle tarih boyunca yoğun göç yaşanmıştır. Tarih boyunca çeşitli halkların bir arada yaşadığı bir bölge olan Mezopotamya genel anlamıyla Fırat ve Dicle nehirleri arasında kalan topraklar için kullanılan bir isimdir. Bölge hiçbir zaman sınırlara sahip idari bir bölge konumunda olmamıştır. Mezopotamya coğrafyasının güney kısmında Basra Körfezi, kuzeyinde Toros, doğusunda Zağros Dağları, batısında da Suriye, Arabistan Çölü yer alıyor. Fırat ve Dicle nehirleri, Kurna’da birleşerek Basra Körfezi'nden denize ulaşır. Fırat ve Dicle nehirleri birleştikleri bölgede Şattü'l Arap nehri olarak isimlendirilir. Fırat ve Dicle’nin sürüklemiş olduğu topraklar bölgenin güneyindeki araziyi daha da verimli hale getirmiştir.

Verimli topraklara ve zengin yeraltı kaynaklarına sahip olan toprakları çok eski zamanlardan beridir bölgenin istilalara ve savaşlara sahne olmasına neden olmuştur. Bölgenin büyük bir kısmı bugünkü Irak sınırları içerisinde yer almaktadır. Petrol kaynakların çokluğu nedeniyle Ortadoğu ve özellikle Mezopotamya bölgesi ABD ve batılı devletler gibi büyük ve sömürgeci güçler açısından cezbedici hale gelmektedir.

Yeryüzündeki ilk uygarlık yapıtları, M.Ö.3600 yıllarında Mezopotamya'da Sümerler tarafından meydana getirilmiştir.
Hz. İsa'nın doğumundan birkaç yüzyıl öncesine kadar mezopotamya'da gelişmiş uygarlık izleri sürmüştür. Bu izler 19.ve  20.yüzyıllarda yapılan arkeolojik kazılarla gün ışığına çıkarılmıştır.

Sümerler, yeryüzündeki ilk pişirilmiş tuğladan evleri inşaa etişler, bataklıkları kurutarak tarıma ve şehirlere katmışlar, tarım arazilerini su kanalları ile sulamışlar, bilinen ilk tarım araçlarını kullanmışlardır.
Mezopotamya, yaklaşık 3600 yıl boyunca zengin ve ileri bir uygarlığın vatanı olmuştur.

 

MEZOPOTAMYA ADI NEREDEN GELİYOR
Bölgenin akarsuarı Dicle ve Fırat, o zamanlar iklim koşullarının etkisiyle şimdikinden daha çok su taşırlar, kuvvetle akarlardı. Geçtikleri her yere hayat veren bu ırmaklar, bölgeye bir de isim hediye etmişlerdir.
Mesos; "arasında" anlamına gelir. Potamos; "ırmak" demektir. Bu iki kelimenin birleşiminden meydana gelen Mezospotamus (Mezopotamya), "İki ırmak arasındaki topraklar" anlamına gelir.
Dicle ve Fırat ırmakları, bereket ve zenginliği, buradaki topraklara taşıyor, iklimi yumuşatıyor ve ılıman yapıyordu. Bu sayede her türlü ürün kolayca ve bolca yetişiyordu.
Mezopotamya üç bölgeden oluşur. Dağlık olan bölgeye "Yukarı Mezopotamya", En önemli bölüme "Orta Mezopotamya", nüfus açısından kalabalık bölüme ise "Aşağı Mezopotamya" denir.
Mezopotamya toprakları, savunmaya elverişli olmadığı için bir çok savaşlara sahne olmuş, çeşitli kavimler ve devletler egemen olmuştur.

 

SÜMERLER


Orta Asya'dan göç ettikleri sanılan Sümerler, Mezopotamya'nın ilk halkıdır. Sümerler'in en büyük kentleeri, Ur, Uruk, Lagaş, Larsa ve Kiş'di. Sümerler'in rahat yılları, M.Ö. 3000 yıllarında Akatlar'ın Suriye ovalarından Mezopotamya'ya gelmeye başlamaları ile sona erdi.

 

AKATLAR

 


Göçebe kabilelerden oluşan Akatlar, Mezopotamya içlerine doğru ilerleyip Kalde'nin kuzeyine yerleştiler. Başkentleri Agade şehriydi.
Akat Tarihinde ilk hükümdar olarak Sargon'u görmekteyiz. Sargon M.Ö.2850 yıllarında tüm Mezopotamya'yı egemenliği altına almıştır. Daha sonraları Suriye ve Finikeyi de ele geçirmiş, Kıbrıs'a kadar ilerlemiştir. Böylece tarihte ilk imparatorluk kurulmuş olmaktadır.
M.Ö:2200 yıllarına doğru bu imparatorluk yıkılarak, Mezopotamya şehirleri birbirilerine düşman oldular. Bu karışık durumdan Sümerler yararlandılar ve yeniden güçlendiler. Başkentleri yeniden canlandı.
Bu dönemde, Babil Tapınağının ilk modellerinden olan "Ziggurat" modelleri yaratılmıştır.

 

BİRİNCİ BABİL İMPARATORLUĞU ( M.Ö.1793 - 1595)
Sümer uygarlığı, uzun süren bir çöküşün ardından, Kral Hammurabi zamanında yeniden canlanmıştır. Kral Hammurabi, düşmanlarıyla savaşarak onları egemenliği altına almıştır.
Hammurabi, başkent olarak Babil şehrini seçmişti. İlan ettiği kanunlar bugün bile değerli olan hukuk kanunlarıdır. Çivi yazısı ile büyük siyah bir taşa yazılmış olan bu kanunlar, bugün Louvre Müzesinde sergilenmektedir.
Hammurabinin ölümünden 200 yıl kadar sonra Birinci Babil İmparatorluğu, istilacı kavimler tarafından yıkılmıştır. Sümer uygarlığı 2000 yıl kadar sürdükten sonra yok olmuş, yerine Diclenin kuzeyinden dağlık bölgelerdeki Asur'lar yerleşmişlerdir.

 

ASUR İMPARATORLUĞU (M.Ö.1115 - 606)

 


Asur Kralı Asurbanipal, Son derece zalim ve acımasız bir ün yapmıştır. Düşmanlarının kentlerini yağma edip, el, parmak, burun, kulak ve ayaklarını kestirir, akıl almaz zalimliklerde bulunurdu.
Savaşcı Kral Asurbanipal, İran, Finike, Filistin ve Mısır'ı da alıp imparatorluk kurmuştur. Başkent, Dicle kıyısındaki "Ninova" Kentiydi. Bu yıllarda Babil'liler Asur egemenliğinde yaşıyor, zalimliğe karşı isyan çıkarmak üzere fırsat kolluyorlardı.
Sonunda MED'ler Ninova'yı kuşattılar ve kendilerine yapılan bütün zalimliklerin intikamını alımak için M.Ö.606 yılında şehri yakıp yıktılar ve Asurluları öldürdüler. Böylece Asur İmparatorluğu sona ermiş oldu.

 

İKİNCİ BABİL İMPARATORLUĞU ( M.Ö.606 - 538)


Ninova'nın zaptedilip Asur imparatorluğunun çöküşünden sonra, Babil kenti yeniden önem kazanmaya başladı. Babil'i yöneten hükümdarlardan en ünlüsü Nabukodonosor adını taşır. (Bazı kitaplarda "Nabukadnezar" diye geçer) 
Fazla uzun ömürlü olmayan bu ikinci imparatorluk dönemi, Doğudan gelen Pers'lere (İranlılar) boyun eğmek zorunda kaldılar. Pers Kralı keyhüsrev (Kiros), Katliama girişmemiş, ahaliye insaflı davranmıştır.

Pers istilasından sonra Babil ve bütün Mezopotamya'da bir çöküş başladı. Yüzyıllar boyunca bu topraklarda savaşlar hiç eksik olmamıştır. Mezopotamya, geçen zaman içinde Perslerin, Romalıların, Arapların ve Türklerin egemenliğine girmiştir.

Artık bu bölgeye ismini veren ırmaklar eskisi gibi akmamaktadırlar.

YORUM EKLEYİN

X

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.

X

Habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

GÜNÜN MANŞETLERİ